Duzgun TOSUN
Dağ Ceylanları Beyazlar İçinde Geldi
   Düzgün TOSUN
Ferhat TUNC Devlet, Degişim ve Kürtler

   Ferhat TUNC
Haydar ISIK
YARALIYIM

   Haydar ISIK
Ibrahim Güney  ENQERE Û COLOMBO
   Dizgûn DENİZ
Cemil Bayik KOMÜNAL-DEMOKRATİK DEĞERLERİN TAŞIYICISI
   Bese Şimal
ROJ TV CANLI


.:Foto Album:.

Munzurum Fotograf Albumu


Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


Ana Menü

  Ana Sayfa
  Üye Kayidi
  Üye Hesabi
  Ziyaretci Defteri
  Müzik Dinle
  Video Izle
  Siirler
  Türkü Sözleri
  Fikralar
  Foto Galari
  Etkinlikler
  Haberler
  Haber Gönder
  Haber Arsivi
  Forum
  Zindan
  Köse Yazilari
  Okur Yazilari
  Kültür Sanat
  Kadin
  Bizi Önerin
  Iletisim
  Sitede Ara
  Dersim Jenosidisi
  Dersimin Adi
  Dersim Cografyasi
  Dersim Katliami ve Direnis
  Efsaneler
  Seyit Riza

Son Yorumlar

Devamı Haberler Bölümünde


Basın&Yayın
Basın - Yayın



.:Arama:.


  Haberler: Öcalan: Pozitivizm yeni dünya dini ilan edildi  
  Gönderen sahanlaser Tarih: ( okunma)
PKK lideri Abdullah Öcalan, AİHM'e sunduğu savunmasında pozitivizm ve milliyetçiliğin dönemin dini haline getirilerek toplumu ahlaki değerlerinden uzaklaştırıldığına dikkat çekiyor.

Abdullah Öcalan, AİHM'e sunduğu 'Demokratik Toplum Manifestosu' adıyla yayınlanan savunmasında kapitalist modernitenin ideolojisini ve dinselleştirilmesini ayrıntılı bir biçimde ele alıyor. Kapitalist modernitenin nasıl ki devlet tekeli eliyle ekonomiye yeniden hâkimiyet sağlandıysa, ideolojik tekel hareketinin de benzer biçimde etkileyici olduğunu belirten Öcalan, 19. yüzyıla kadar sadece yeni ekonomik tekellerin (ticari, sınai ve mali) zaferinin sözkonusu olmadığını, ideolojik zaferin de kazanıldığını kaydediyor.

Yeni çağın dini pozitivizm

Hıristiyanlık dünyasının din inşa tarzının çözülmesiyle siyasi ve ekonomik ağırlığını yitirdiğini, ideolojik olarak da hızla aşılacağının beklendiğini söyleyen Öcalan, Batı dünyasının pozitivizm denen olguya sarıldığına ve pozitivizmin yeni dünya dini ilan edildiğine dikkat çekiyor.

Savunmasında Öcalan şunları dile getiriyor; 'Pozitivizm dinsel niteliğini olguculuğundan alır. Özü itibariyle pozitivizm için olgu en temel gerçekliktir. Olgusal olmayan gerçeklik yoktur. Hâlbuki araştırmalar ve felsefe olgunun algıyla aynı olduğunu (yani olgu=algı) göstermektedir. Algıcılık ise, en basit zihni işlemdir. Nesnenin en yüzeysel gözlemlenmesi sonucu oluşup kaba bilgilenmenin yöntemidir. Olguyu olguculuk haline getirmek, nesneye temel gerçeklik rolü bahşetmektir. Paganizmin (putçuluğun) temelinde de aynı yaklaşım vardı. Nesneyi tapınma konusu yapmak. Bu durumda pozitivizm istediği kadar din başta olmak üzere metafiziğe saldırsın, kendisi de nesne hakikatçiliği nedeniyle en kaba materyalist bir din haline gelmiştir, yani nesnelci putçuluğun modernitedeki yeni bir türevi, temsilcisi olarak metafiziktir.'

Pozitivizm en az ortaçağ teolojisi kadar zihinler üzerinde tahribat yarattığına vurgu yapan Öcalan, 'Metafizik dünyanın sonu geldi deyip, milyonlarca yılın birikimi olan insani kutsallıkları çöp sepetine attı. ...Din dışılık (laikos) ve olguculuğun (pozitivist felsefe veya din) kaba materyalizmle birlikte kapitalist tekellerle yakından bağlantılı ideolojik örgüler olduklarını çok iyi kavramak gerekir. Tam dört yüzyılı aşkındır yeni toplum üzerine bu üç ideolojik versiyonla toplumun manevi dünyası üzerinde tahrip ve terör hareketi yürütülmektedir' diyor.

Laiklik dindeki ahlaki erdemi yıktı

'Manevi kültürün, yani ahlakın binlerce yıldır etkisiyle varlığını koruyan toplum çözülmeden, kapitalizmin maddi kültürünün zaferi mümkün olamazdı' diyen Öcalan, ideolojik fethin bu nedenle gerektiğini ve din karşıtlığının da ahlaki boyutundan kaynaklandığını belirtiyor. Öcalan şöyle diyor: 'Ahlaken boşalan toplumlar ya sapkınlaşır, ya kolayca teslim olurlar. Olan da bu oldu. Laiklik, din dışılıkla dindeki ahlaki erdemi yıktı. Pozitivizm olguculukla yeni putçuluğun yolunu açtı. Muazzam bir ahlaki düşüş de bu yolla gerçekleşti.'

Metafiziği insanlık için bir zaruret olarak değerlendiren Öcalan, metafiziğin insanlar için önemini, 'Elinden metafizik dünyasını alırsanız veya yıkarsanız, ölüsü elde kalır. Ya da hiçbir kural tanımayan çılgın insanlar ortaya çıkar' diyor.

Burjuva enternasyonalizmi veya küreselciliği

İdeolojilerin her zaman simgesel bir nitelik taşıdığını ama önemli olanın neyin, kimin çıkarlarının simgelendiğinin olduğuna dikkat çeken Öcalan, 'Zigguratın en üst katındaki tanrılar konseyi bir simgeydi. En alt kattakiler içinse kulluk, kölelik simgesellikleri oluşturulur. Kutsal tanrılar konseyinin onlarla karıştırılmaması için çok ince ve keskin çizgiler çizilir' diyor.

Bugünkü Davos toplantılarını 'üst kattakilerin' konseyi olarak niteleyen Öcalan şunları belirtiyor; 'Birçok mekânlarda seçkin rahipler bu enternasyonalist ideolojiyi gelişmiş medya kanallarıyla misli görülmemiş yoğunlukta zihinlere, duygulara işlerler. Üniversite ve camiler, kiliseler geride kalmıştır. İletişim çağı küresellik çağıdır. Tüketimleri, eğlenmeleri tüm uygarlıkların son çağına göre nasılsa öyle sürüp gidiyor. İlk defa gerçek anlamda ekolojik çevre yok edilirken bile, kurulu dünyalarına toz kondurmak istemezler. Toplum, kent, kır, demografya sürdürülemezliğin gonklarını sürekli çalmalarına rağmen, enternasyonalist ideolojileri gereği gözleri kör, kulakları sağır kılınmıştır. İçeriğinden çoktan boşatılmış, seks-spor-sanat çılgınlıklarının uyuşturamayacağı hiçbir toplum odağı bırakılmamış gibidir.

Milliyetçilik 'dini

Milliyetçiliği, üst kat enternasyonalistlerinin toplumun alt katlarını afyonlamak için dört elle sarıldıkları yeni 'böl ve yönet' dininin stratejik aracı olarak değerlendiren Öcalan, 'ulus-devletin tek etkili dinidir' diyor. Öcalan, pozitivizm, laiklik, kaba materyalizm ve bilimcilik gibi ideolojik araçların hem doğurdukları sorunları, hem de yetersizliklerini gidermede kapitalist modernitenin onsuz edemeyeceği en etkili ideolojik araç olarak izah ediyor.

Dinlerin öyle ahret için, öte dünyalara inanç ve hazırlık için inşa edilmiş ritüeller olmadığına değinen Öcalan, dinleri 'Siyasi program ve stratejilerdir. İbadet olarak günlük eğitim araçlarıdır.' şeklinde yorumluyor ve şöyle diyor: 'Din çözümlemelerini olanca ağır örtünmelere rağmen bu tarz geliştirmek sosyolojinin temel işlevidir. Aksi halde bilimciliğin alt kolu olmaktan öte rol oynayamaz. Kaldı ki, dinlerin kutsallıkları vardır ve çok önemlidir. Bunları da açığa çıkarmak görevdir. Eğer din gerçekten kutsallıklarına da ihanet edilerek en kaba ideolojik araç haline sokulmuşsa, o zaman yeni, fakat bizzat vaizleri tarafından münafıklığa oynanan bir konuma itilmiş demektir. Kısaca din de günümüz milliyetçiliğinin en çok başvurulan bir aracıdır. Aracın aracı.'

ANF
    


Günün Diğer Haberleri: 2010-03-11
Dün Son Haberler: 2010-03-10


Son 5 haber

Haber Arşivi

Seçenekler

Yazdırılabilir sayfa  Yazdırılabilir sayfa

Bu haberi arkadaşına gönder  Bu haberi arkadaşına gönder


Haber Puanlama
Ortalama puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


İlgili bağlantılar

En çok okunan haber: Manset:


  

Makaleler yazarýn/yazarlarýn fikri mülkiyetidir, baþka her þey © 2005- 2009 by Mazlum YILDIRIM Dersim Haber Munzur Haber ROJAMUNZUR.COM



DM Theme by RojaMunzur.