Gördükleri baskılardan dolayı İzmir'in Konak İlçesi Kadifekale Semti'ne göç etmek zorunda bırakılan Işık ailesi, BüyükÅŸehir Belediyesi'nin "kentsel dönüÅŸüm projesi" kapsamında Kadifekale'de "Afete Maruz Bölge" ilan edilen 8 mahallede baÅŸlayan yıkımlar nedeniyle bir kez daha maÄŸdur edildi.
İzmir BüyükÅŸehir Belediyesi tarafından "kentsel dönüÅŸüm projesi" kapsamında İzmir'in Konak İlçesi'ne baÄŸlı Kadifekale Semti'nde "Afete Maruz Bölge" ilan edilen İmariye, 19 Mayıs, VeziraÄŸa, Hasan Özdemir, YeÅŸildere, Kosova, 1. Kadriye ve Altay mahallelerinde yıkımların baÅŸlamasıyla yüzlerce insan maÄŸdur oldu ve olmaya devam ediyor. Yüzyıllar boyunca vatan edindikleri topraklarından çatışmalı ortamda yaÅŸanan baskılar ve faili meçhul cinayetlerden dolayı binbir türlü zorlukla uzaklaÅŸtırılan Kürtler, köylerinden zorla göç ettirilerek, yıllar önce Kadifekale Semti'ne yerleÅŸmek zorunda bırakıldı. Yıllardan beri burada yaÅŸamlarını sürdüren Kürtler, BüyükÅŸehir Belediyesi'nin "Kentsel dönüÅŸüm projesi" kapsamında yıkımlara baÅŸlamasının ardından semtte kalan birçok aile evinden olmaya devam ediyor. Daha önce de birçok kez sürgün edilen ailelerden biri olan Işık ailesi de yeniden göç yollarına düÅŸmek zorunda bırakılmanın sıkıntısıyla yüz yüze.
Evleri yakılınca düÅŸtüler yollara
MuÅŸ'tan Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne baÄŸlı Kelehê Köyü'ne yerleÅŸen Işık ailesi, buradan da Midyat'ın Kelekê Köyü'ne göç etti. Daha sonra da 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi nedeniyle Nusaybin'in Duruca (Kertwenê) Beldesi'ne göç etmek zorunda kalan Işık ailesinin yakasını baskılar bırakmadı. Duruca'da uzun bir süre yaÅŸayan Işık ailesi, 1990'lı yıllardan itibaren sık sık askerlerin ve geçici köy korucularının baskılarına maruz kaldı. Duruca'ya yerleÅŸtikten sonra köyde bulunan evleri korucular tarafından yakıldığını söyleyen Abdurrahman Işık (53), evlerinin yakılmasından sonra bir daha köye gitmediklerini ve köyde bulunan tarlalarına dahi uÄŸramadıklarını ifade etti.
'Baskılara dayanamadım göç ettim'
Işık, 1989'da "Örgüte yardım etmek" suçlamasıyla tutuklandığını ve Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildiÄŸini aktararak, "Bir yıl on ay hapis yattım. Cezaevinden çıktıktan sonra hiçbir yere gitmediÄŸim halde her sabah evime baskın yapılıyordu. Hatta bir kez yine tutukluydum Mardin Cezaevi'nde. Åžikayet üzerine evimin baskın yapılmıştı. Beni aramaya gelenler arasında bulunan yüzbaşı evdekilere beni soruyor. Evdekilerde cezaevinde olduÄŸunu söylediler. Yüzbaşı da inanmamıştı tutuklandığıma çünkü benim dışarıda olduÄŸumu ve ÅŸikayet edildiÄŸim söylenmiÅŸti. Tutuklu olduÄŸumu öÄŸrendiklerinde geri dönüyorlar sonra. Mardin Cezaevi'nden çıktıktan sonra baskılar giderek arttı. Yüzbaşı, bana 'Gideceksin buradan, hatta evini de götür. Yoksa seni evinde bulamazsak, firari olarak gösteririz. Evini taşı buradan' diye tehdit etti. Bende daha fazla dayanamadım İzmir'in yolunu tuttum" diye konuÅŸtu.
Dördüncü kez sürgüne hazırlanıyor
Kadifekale'ye yerleÅŸen Işık ailesi, 13 yıl aradan sonra tekrar göçe zorlandı. Işık, 3 kez sürgün edildiklerini, ÅŸimdi de 4. kez sürgüne hazırlandıklarını belirterek, "İzmir'e geldiÄŸimizden beri kirada oturuyoruz. Maddi durumumuz elveriÅŸli deÄŸil. Bugün de devlet buraları bozuyor, yıkımlar gerçekleÅŸtiriyor. Bundan sonra nereye gideceÄŸiz. Köyümüze de dönemiyoruz. EÄŸer Avrupa yolu açık olsaydı bizler de gidip Avrupa'ya yerleÅŸirdik. Bunu da yapamıyoruz. Elimizde hiçbir ÅŸey yok" dedi.
'Köyümüze dönme koÅŸulları uygun deÄŸil'
Işık, belediyenin her gün kendilerine evlerini terk etmelerini istediÄŸini belirterek, ÅŸöyle devam etti: "BaÅŸka yerde ev almak istiyoruz ama paramız yetmiyor. Bir yıldan beridir buralarda evleri yıkıyorlar. Evimiz yıkılırsa, baÅŸka bir ev bulmamız çok zor olur. Ev bulsak da artık kiralayacak paramız yok. Benim evimde 8 kiÅŸi yaşıyor ancak sadece bir kiÅŸi evin geçimini saÄŸlıyor. 8 nüfusla bu yaÅŸtan sonra nereye gideceÄŸim? Bilmiyorum. Bugün eÄŸer elimden gelseydi ve koÅŸullar uygun olsaydı memleketime geri dönmek isterdim. Fakat orada da koÅŸullar uygun deÄŸil. 3 defa sürgün edilen ve evi yıkılan bir insanın artık kendine gelme durumu çok zor."