18 May 2012 Friday
            | Reklam Ver  |  Kontak  |  Sayfana Ekle  |  RSS
Hani'de Emniyet Müdürlüğü'ne roketli saldırı
Diyarbakır'da tarihi Newroz
CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
Libya'ya bomba yağıyor
Dersim iftira mı gerçek mi?
Character size :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KCK eylemsizliği 2011 seçimlerine kadar uzattı

KCK eylemsizliği 2011 seçimlerine kadar uzattı
KCK Yürütme Konseyi, 31 Ekim’de sona eren eylemsizlik sürecini 2011 genel seçimlerine kadar uzattıklarını açıkladı.
01.11.2010 / 13:52


KCK, “Sürecin kesin bir ateÅŸkese dönüÅŸmesi için Türk devletinin de ateÅŸkese her bakımdan uyması bir zorunluluktur” dedi.



KCK Yürütme Konseyi, eylemsizliÄŸe iliÅŸkin çok beklenen açıklamasını yaptı. KCK 13 AÄŸustos’ta baÅŸlayan ve 30 Eylül’de bir ay süreyle uzatılan eylemsizliÄŸi, yeniden uzatma kararı aldı. KCK açıklamasında eylemsizliÄŸin kalıcı barışa evrilmesi için beÅŸ adım sıraladı.



KCK’nin yaptığı yazılı açıklama ÅŸöyle:



“Türkiye ‘de Kürt sorunun çözümü bugün çok önemli bir sürece girmiÅŸ bulunmaktadır. Cumhuriyetin kuruluÅŸundan bugüne kadar Türk devleti, Kürt sorununu ÅŸiddet ve bastırma yoluyla çözmeyi esas aldı. Son 30 yıldan bu yana Önder Apo’nun önderliÄŸindeki çaÄŸdaÅŸ Kürt isyanını, Türk devleti uluslar arası ve bölgesel güçlerin desteÄŸini de arkasına alarak ÅŸiddet yöntemiyle çözmek istedi. Bunun için tüm olanaklarını seferber etti.



18 YILDIR CİDDİ BİR ÇABA SERGİLENMEDİ



Ancak Kürt halkının zindanlarda ve dışarıda geliÅŸen mücadelesi 15 AÄŸustos atılımıyla yeni bir düzey kazanarak büyük bir yükseliÅŸi yaÅŸadı ve toplumsal bir harekete dönüÅŸtü. Buna karşı gerçekleÅŸen uluslar arası komplo gerçeÄŸi ve direniÅŸ süreci boyutlandı. Özellikle son 2-3 yılda yüksek teknolojiye dayalı geliÅŸen çok kapsamlı operasyonlara raÄŸmen direniÅŸ hareketi askeri ve siyasi sahada önemli baÅŸarılar kazandı. Bütün bu geliÅŸmeler Kürt sorunun çözümünde baskı ve ÅŸiddetin bir çözüm biçimi olamayacağını açıkça ortaya koydu ve ispatladı.



Sorunun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözümü için Kürt halk ÖnderliÄŸi 18 yıldan bu yana ciddi bir çaba sergiledi. İmralı sürecinde de bu çabalarını daha da derinleÅŸtirdi ve somutlaÅŸtırdı. Özellikle son aylarda hareketimizin önderliÄŸi Abdullah Öcalan’la devletin geliÅŸtirdiÄŸi diyalogların bir nitelik kazanması sonucu, Hareketimiz 13 AÄŸustos 2010 tarihi itibarıyla tek taraflı eylemsizlik kararını ilan etti. Belirlenen bu sürenin bitmesinin ardından Hareketimiz bir kez daha 31 Ekim’e kadar süreci uzattığını bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.



KALICI BARIÅž İÇİN BEÅž ADIM



Sürecin kalıcılaÅŸması ve gerçek anlamda demokratik çözüm ve barışa dönüÅŸmesi için yaptığımız açıklamalarda devletin atması gereken adımları da belirtmiÅŸtik. Bu adımlar;



1- Askeri ve siyasi alanlara dönük operasyonların durdurulması,



2-Haksız yere tutuklanana Kürt siyasetçilerinin serbest bırakılması,



3-Önder Apo’nun sürece aktif olarak katılmasının önünün açılması ve yürütülen diyalogun müzakere düzeyine çıkarılması,



4-Sürecin ilerlemesi için anayasa ve hakikatleri araÅŸtırma komisyonlarının kurulması,



5- Dünyanın hiçbir yerinde olmayan yüzde 10 seçim barajının kaldırılması



GÜVEN VERİCİ HİÇBİR ADIM ATILMADI



Üzerinden iki buçuk aya yakın bir zaman geçmesine raÄŸmen AKP hükümeti ileri sürdürdüÄŸümüz bu hususlarda ciddi ve güven verici herhangi bir adım atmış deÄŸildir. Askeri operasyonlarda eskiye oranla bir azalma olsa da esasta devam etmiÅŸ, siyasi alana dönük baskı ve tutuklamalar ise durdurulmamış, tutuklananlar da serbest bırakılmamıştır. İleri sürdüÄŸümüz diÄŸer hususlar da yerine getirilmezken bu dönemde kayda deÄŸer tek geliÅŸme ÖnderliÄŸimizle diyalogların sürdürülmesi olmuÅŸtur. Buna karşılık eylemsizlik ortamı, referandumun olumlu koÅŸullarda yapılmasını saÄŸlarken, devlet ve hükümet buna doÄŸru yaklaÅŸmayıp daha çok siyasi çıkar saÄŸlamayı esas almıştır.



Eylemsizlik süresi boyunca yaÅŸanan tüm geliÅŸmeleri deÄŸerlendiren ÖnderliÄŸimiz ve Hareketimiz, -her ne kadar AKP hükümeti ciddi ve olumlu bir karşılık vermemiÅŸ olsa da- sorunun giderek gündeme oturması, kamuoyunda tartışılması ve bazı çevreler ile devlet içindeki bir kesimin diyalog ve çözüm eÄŸiliminde olması olumlu bir geliÅŸme olarak deÄŸerlendirmiÅŸtir. ÖnderliÄŸimiz bu eÄŸilimi cesaretlendirmek, güç vermek, hükümette ve parlamentoda çözüm zihniyetini geliÅŸtirmek için eylemsizlik sürecini uzatmaya dönük Hareketimize kapsamlı bir mesaj iletmiÅŸtir.



2011 GENEL SEÇİMLERİNE KADAR EYLEMSİZLİK



Yönetimimiz bunu deÄŸerlendirerek ÖnderliÄŸimizin görüÅŸ ve perspektiflerini yerinde bulmuÅŸtur. Hareketimizin yönetimi, AKP hükümetinin gerçek demokratik bir çözüme açık olmayan zihniyet ve üslubuna raÄŸmen, demokratik çözüm sürecini dayatmak ve Türkiye’nin önündeki parlamento seçimlerinin saÄŸlıklı geçmesi için, halklarımıza karşı duyduÄŸumuz sorumluluÄŸun bir gereÄŸi olarak bu tarihten itibaren 2011 genel seçimlerine kadar eylemsizliÄŸin sürdürülmesine karar vermiÅŸtir.



Bu süreç boyunca gerilla güçlerimiz herhangi bir askeri eylem yapmayacaktır. Tüm güçlerimiz buna kesin bir biçimde tam uyacaktır. Ancak güçlerimiz imha saldırıları karşısında savunması için gerekli pozisyonu alacak ve misilleme hakkını kullanacaktır.



KESİN BİR ATEÅžKES İÇİN TÜRK DEVLETİ DE ATEÅžKESE HER BAKIMDAN UYMALI



Åžurası çok açık ki, bundan sonra çatışmaların olmaması, karşılıklı can kayıplarının yaÅŸanmaması için devlet güçlerinin de siyasi ve askeri alanlara dönük operasyon yapmaması ve gerginliÄŸi arttıracak baskıcı uygulamalara son vermesi gerekmektedir. Sürecin kesin bir ateÅŸkese dönüÅŸmesi için Türk devletinin de ateÅŸkese her bakımdan uyması bir zorunluluktur. Eylemsizlik durumunu zorlayan koÅŸulların dayatılması halinde yönetimimiz toplanarak sürecin gidiÅŸatı hakkında yeniden durum deÄŸerlendirmesi yapacaktır.



Bu kararımızla, Önderlik ve Hareket olarak Kürt sorununda barışçıl çözümün geliÅŸmesi, demokratik Türkiye- özerk Kürdistan perspektifi temelinde sürecin derinleÅŸmesi için üzerimize düÅŸeni yapmış bulunuyoruz. Bunun karşılığında devlet ve AKP hükümetinin de sorumluluklarına sahip çıkması ve yukarıda ifade ettiÄŸimiz çerçevede yapıcı, güven verici çözümleyici adımları atması kesinlikle gereklidir.



İMRALI’DAKİ DİYALOG MÜZAKERE DÜZEYİNDE GELİŞMELİ



Sürecin ilerlemesi için biz Hareket olarak devletin, İmralı’da sürdürdüÄŸü diyaloÄŸun müzakere düzeyinde geliÅŸmesini önemli görüyoruz. Bununla birlikte KCK davası adı altında aslı olmayan iddialara dayalı hazırlanan bir senaryoyla Kürt demokratik örgütlenmesinin ve siyasi temsilcilerinin tasfiyesini hedefleyen bu siyasi davanın sonuçları da bizim için önem taşıyacaktır.



Bu çerçevede Kürt sorununda kalıcı çözümün gerçekleÅŸmesi ve silahların tümden devre dışı bırakılması, gönüllü birlik ve toplumsal uzlaşının hayata geçmesi için tüm ilgili çevrelerin bu tarihi süreçte üzerine düÅŸen sorumlulukların gereÄŸini yerine getirmesi önemli bir görev durumundadır.



Bu temelde AKP hükümetinin Türkiye açısından hayati bir sorun olan Kürt sorununun çözümüne taktik ve seçim hesaplarıyla yaklaÅŸmaması gerekmektedir. Hareketimizin barışa büyük bir ÅŸans tanıdığına inandığımız bu sorumlu ve iyi niyetli yaklaşımımızı istismar etmemesi Türkiye’nin geleceÄŸi açısından önem taşımaktadır.



BU EYLEMSİZLİK SÜRECİNİ EN GÜÇLÜ OLDUÄžUMUZ DÖNEMDE BAÅžLATTIK



Unutulmamalı ki, tek taraflı olarak fedakarlık temelinde geliÅŸtirdiÄŸimiz bu eylemsizlik ve barış sürec i hareketimizin en güçlü olduÄŸu bir dönemde yapılmaktadır. Bu açıdan hiç kimse, bu sorumlu tutumumuzu bazı dış ve iç koÅŸullara yorumlayarak bir zayıflık ve zafiyet durumu gibi görmemelidir. Bu hesap çerçevesinde yaklaÅŸanlar kesinlikle yanılacak ve tarih karşısında mahcup ve mahkum olacaklardır. Hareketimizin dayandığı mevziler, Kürdistan’ın dört parçasında ulaÅŸtığı toplumsallaÅŸma düzeyi, kazandığı moralizasyon, sahip olduÄŸu tecrübe ve yetenek kapsamlı bir direniÅŸi yıllarca geliÅŸtirebilecek güçtedir.



ABD VE AB BARIÅžÇIL SÜRECİ DOÄžRU ANLAMALI



Barışçıl bir süreç, Türkiye’ye her bakımdan kazandıracağı gibi OrtadoÄŸu demokrasisine ve istikrarına büyük bir hizmet sunacaktır. Bu açıdan baÅŸta ABD ve AB olmak üzere uluslar arası ve bölgesel tüm güçleri sorumlu yaklaÅŸarak Hareketimizin geliÅŸtirdiÄŸi barışçıl süreci doÄŸru anlamaya,barış bir sürecin geliÅŸmesi için çaba göstermeye ve Kürt halkına karşı inkar ve ÅŸiddet politikalarını desteklememeye çağırıyoruz.



Türkiye’de barıştan ve demokrasiden yana olan tüm kesimleri aydın, yazar çevreleri, sol-sosyalist kesimleri, sivil toplum örgütlerini, samimi İslami çevreleri, tüm Alevi halkımızı, halkların birliÄŸinden yana olan bütün kesimleri barışçıl demokratik bir sürecin geliÅŸmesi için çaba harcamaya çağırıyoruz. Cumhuriyetin kuruluÅŸundan bu yana geliÅŸtirilen ve büyük trajedilere neden olan inkar ve imha siyasetine karşı durmaya ve Kürt halkının doÄŸal haklarını elde etmesi temelinde birlik ve kardeÅŸliÄŸi savunmaya çağırıyoruz.



ÇAÄžRI



Kürdistan’ın tüm parçalarındaki yurtsever-demokratik siyasi güçleri, kurum, kuruluÅŸları ve ÅŸahsiyetleri bu sürecin arkasında durmaya, egemen devletlerin tasfiyeci politikalarına umut vermeden ulusal demokratik birliÄŸi geliÅŸtiren bir tutum almaya çağırıyoruz.



Yurtsever yiÄŸit halkımız, onurlu barış ve demokratik çözümün mücadele ve emekle yaratılacağını unutmadan dönemin gereklerine göre katılım saÄŸlaması gerekmektedir. Bu önemli dönemde yurtsever Kürdistan halkını, tüm demokratik kurum, kuruluÅŸları ve siyasi partileri birlik ruhuyla dayanışma içerisinde demokratik siyasal mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz. Dönem, demokratik özerkliÄŸin inÅŸa ve çözümü yaratma dönemidir.



Halkımız, büyük bir emek ve can pahasına kazanılan mevzi ve deÄŸerlerine sahip çıkma temelinde iradeli duruÅŸunu sürdürerek toplumsal mücadelesini yükseltmeli, haksızlıklara karşı demokratik tepkilerini ortaya koyarak sürece sahip çıkmalıdır.



Bu temelde tüm mücadele güçlerini ve deÄŸerli halkımızı özgürlük ve demokrasi mücadelesini daha fazla sahiplenmeye, kahraman ÅŸehitlerimizin ve ÖnderliÄŸimizin çizgisinde daha kararlı durmaya çağırıyoruz.”


Etiketler:
Bu haber toplam 2448 defa okundu
YAZARLAR