Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) Åžark Islah Kanunu kapsamında 1937-1938 yılında "Temizlik Harekatı" adıyla gerçekleÅŸtirilen ve 40 bin insanın katledildiÄŸi Dersim Katliamı'nda yaralı olarak kurtulan 90 yaşındaki Hatice AÅŸkın, vücudundaki kurÅŸun izi halen duruyor. AÅŸkın, aile fertlerinin tümünün öldürüldüÄŸünü belirterek, O gün yaÅŸananları unutamadığını ve bunu yapanları affetmeyeceÄŸini kaydetti: AÅŸkın, "3 köyde oturan insanları Nusut Deresi'nde toplayarak kurÅŸuna dizdiler. Derenin suyu kırmızı akıyordu" dedi.
Kürt ve Alevi kimliklerinden dolayı yüz yıllardır birçok katliama maruz kalan Dersimliler, TBMM Bakanlar Kurulu'nun çıkarttığı Åžark Islah Kanunu kapsamında 1938 yılında Dersim Katliamı gerçekleÅŸtirildi. Katliamda 40 bin insan dipçik veya kurÅŸunlanarak öldürülürken, on binlerce kiÅŸi sürgün edildi. Katliam sırasında küçük yaÅŸtaki binlerce kız çocuÄŸu kaybedildi. "Temizlik Harekâtı" adı verilen katliamının yaraları hala ilk gün ki gibi. YaÅŸanan katliamın arÅŸivleri açılmazken, olaydan yaralı olarak kurtulan ve tüm ailesi gözleri önünde öldürülen 90 yaşındaki Hatice AÅŸkın, ailesinin yanı sıra yüzlerce insanın da ölümüne tanıklık etmiÅŸ. Katliam günü Nusut Deresi'nin kırmızı aktığını ve insanların sıra halinde kurÅŸuna dizilmesinin dün gibi gözlerinin önünde belirten katliam maÄŸduru AÅŸkın, "3 köyden insanları alıp Nusut Deresi'nde topladılar erkekleri baÄŸladılar, kadınları da önlerinde dizdiler daha sonra yüzlerce insanı bir anda kurÅŸuna dizdiler herkes çığlık çığlığa üst üste düÅŸtü. Öldürülen tüm köylülerin cesedi Nusut Deresi'ne atıldığı için dere kıp kırmızı akıyordu. Ben ve dayımın oÄŸlu yaralı kurtulmuÅŸtuk. Ancak annem babam, aÄŸabeyim, ablam ve kardeÅŸimi öldürmüÅŸlerdi. O yaralı halimizle gelip kirvemize sığındık. Kirvem de bizi sivil memurlara tekrar teslim etti. Dayımın oÄŸlu askerlerin eline düÅŸtü, onu öldürdüler. Yaralı kurtulanlar tekrardan öldürüyorlardı, beni de bir memur sakladı, öyle kurtuldum" dedi.
'3 köyden hiç kimse kurtulmadı'
3 köyden yüzlerce insanı bir araya getirerek kurÅŸuna dizildiÄŸini ifade eden AÅŸkın, askerlerin kız kardeÅŸini gözlerinin önünde tekmeleyerek öldürdüÄŸünü kaydetti. AÅŸkın, "DeÅŸ, Dıroz, AÄŸdat Kutar köylerinden tek bir insan kurtulmadı, sadece ben ile dayımın oÄŸlu kurtulmuÅŸtuk. Daha bizi kurÅŸuna dizmeden önce kundaktaki kız kardeÅŸim, annemin kucağından yere düÅŸtü, o sırada asker bebeÄŸin karnına bastığı gibi ağız ve burnundan kan fışkırdı, aynı anda bebek can verdi. Daha sonra o bebek gözlerimizin önünde potinlerle tekmelemeye baÅŸladılar" dedi. Katliam sırasında yaralı insanların da görüldüÄŸü yerde katledildiklerini ifade eden AÅŸkın,"Katliamda yaralı kurtulanlar görüldükleri yerde öldürülüyordu. Beni bir memur sakladı. Daha sonra kalça kemiÄŸime saplanan kurÅŸunu Mazgirt'teki bir akrabam ısıtılmış bıçakla çıkarttı ve iyileÅŸtim. Ama bu acıyı hep yaşıyorum ablam ve aÄŸabeyim ölümü ve kundaktaki kız kardeÅŸimin karnına potinle basan o asker gözümün önünden hiç gitmiyor. Onun için o sırada neden ben de ölmediÄŸime isyan ediyorum. Bu kadar acı gören bir insan neden ölmüyor" ÅŸeklinde konuÅŸtu.
'Devleti af etmeyeceÄŸim'
Anne ve babasının öldürülmesiyle yıllarca yalın ayakla sığındığı ailelere çobanlık yapmak zorunda kaldığını söyleyen AÅŸkın, ailesinden tek bir kiÅŸinin dahil mezarı bulunmadığını kaydederek, "Yıllarca yalın ayakla çobanlık yaptım. Annemi, babamı ve kardeÅŸlerim öldürdükleri an gözümün önündedir. Ailemden öldürülen mezarı yok. Nusut Deresi insan kemikleriyle dolu. Benden nasıl af beklerler, bu devleti af etmiyorum" dedi.